Ataol Behramoğlu’nun Dergiciliği
Ataol Behramoğlu, şiirleri ile olduğu kadar, çıkardığı dergilerle de edebiyat alanında isminden söz ettirmiştir. Behramoğlu, “yeni” olanın yaşamın her alanında, özellikle insan odaklı olarak yerini almasına
hizmet etmek amacıyla dergiler de çıkarmıştır.
Ataol Behramoğlu, dergi çıkarmak yolu ile halkı bilinçlendirmeyi ve yeni bir sanat düşüncesini oluşturmayı amaçlar. Bu yoldaki ilk adımı, 1965-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi’ndeki bir kısım sosyalist öğrenci ile birlikte çıkardıkları, “derginin sahibi olarak” da Ataol Behramoğlu’nun göründüğü Dönüşüm Dergisidir. Bu dergi çevresinde toplanan öğrencilerin amaçları, “bilinçli bir siyasal mücadele için halk yığınlarını uyandırma ve ülkedeki demokratik güçlerin birleşik antiemperyalist cephesinin kurulması”dır. Ayrıca, “ideolojilerini geniş halk yığınlarına ulaştırmak ve sol güçlerin dayanışmasına yardımcı olmak” gibi amaçlarla da dergi yayımlama yolunu seçmişlerdir.
Bu girişimin ardından Ataol Behramoğlu’nun çıkardığı dergilerden ilki, İsmet Özel ile birlikte çalıştıkları Halkın Dostları’dır. Mart 1970 yılında ilk sayısı çıkan dergi, on sekizinci sayısında Ağustos 1971 yılında sıkıyönetim tarafından kapatılmıştır. Halkın Dostları “yeni bir sanat anlayışının kavgasını vermek” amacıyla edebiyat dünyasına katılmıştır. Bu derginin savunduğu yeni sanat anlayışı, devrimci bir şiir ve toplumcu sanattır.
Marksist anlayışa sahip olan dergi kurucuları, sınıflı bir toplum anlayışına karşıdırlar. Onlar, İkinci Yeni ve benzeri şiir anlayışlarının kabul görmesini, sınıflı toplum yapısını koruyan devlet düzenine bağlamaktadırlar. “Türkiye de “sosyalist gerçekçi” anlayışı öneren bir devlet ya da kurum”
olmamasına karşın, onlar dergilerinde bu “gerici edebiyat kampına” karşı mücadele vermekte ve dergiyi bu amaç doğrultusunda çıkarmaktadırlar. Derginin tavrını Ataol Behramoğlu, şu kelimelerle ifade etmektedir: “Ödünsüz, net, yeni, öncü bir siyasal ve yazınsal tavrın dergisidir.”
Halkın Dostları dergisi, 19Ş0 sonrasının politik ve toplumsal yönelişlerinin bir getirisi olarak görülebilir. Ataol Behramoğlu ve İsmet Özel’in şiir anlayışlarındaki yakınlık, onları 60 sonrası yaşanan toplumsal değişimin ortaya çıkardığı yeni insanın şiirini ve düşüncesini yazmaya zorlamıştır. Çünkü, o dönemde Edip Cansever ve Turgut Uyar gibi İkinci Yeni şairleri bile, şiirin yapısında ve özünde yenileşmenin gerektiği noktası üzerinde durmaktadırlar. Edip Cansever, “Şiirin yapısında, şiirin dokusunda bilinçli özgün vurucu bir düşünce ve yaşam birliğinin yer alması gerekir” derken, Turgut Uyar, “ Şiirin en azından artık bir avunma, oyalanma değil, bir saptama, belki bir önerme olduğu anlaşılıyor” demektedir. Bu tarz düşüncelerin tetiklediği bir oluşum olan dergi, yeni insan için yeni bir dili ve yeni bir düşünce platformunu, sol edebiyat adına sağlamaya çalışır. Şiirin yöneldiği toplum, daha önceki dönemlerin kitlelerinden farklıdır ve bu farkı anlatacak bir şiir yazılmalıdır.
“O günün insanı ne 1930’ların Kemalist estetiği, ne bu estetiğin türevi olan 40 gerçekliği, ne de 50’lerin marazi romantizmiyle anlatılabilirdi. 1965’ten sonra bir önceki şairlerin “kapalılığına” karşı çıkmak pek zor olmasa gerek. Halkın Dostları’nın katkısı 40 Toplumcularına mesafeyle yaklaşıp Türk Şiirinin 50’lerin ortalarında denediğinden yola çıkarak yeni bir kapıyı zorlayıştır.”
Akif Kurtuluş, Halkın Dostları’nın yeni dil arayışı ile “hırçın”, İkinci Yeni’ye olan tavırları ile “asabi” olduğu saptamasını yapmaktadır. Ve onların “toplumsal olanın edebiyatı bir patlama düzeyinde etkilediği bir “tarih”ten aldığı kimlik” ile “statükoyu” zorladığını belirtmektedir.
Ataol Behramoğlu, Halkın Dostları dergisi kapatıldıktan sonra kardeşi Nihat Behram ile Militan dergisini çıkarmaya başlar. 1975 yılında yayımlanmaya başlayan dergi, Haziran 1976 yılında kapanır. “Genç, dinamik militan havası egemen” olması istenen dergiyi Behramoğlu, “Halkın Dostları’nın çok daha
ileri bir aşaması” olarak değerlendirir. Halkın Dostları gibi “net, katışıksız, öncü, yeni ve atak” niteliklerini taşıyan Militan, temelde “ideolojik bir mücadelenin” dergisidir. “Hem bugünü eğiten hem geleceğe kaynak” olarak izler bırakması düşünülen dergi, toplumcu sanat ve kültür kavgasını vermek
amacındadır.
1978 yılında çıkarılmaya başlanan Sanat Emeği dergisinin de kurucularından olan Behramoğlu, bu dergide de “devrimci sanat potansiyelini toparlama” görevini üstlenmektedir.
Edebiyat Dostları dergisinin Mart ve Nisan 1989 tarihli sayısında Ataol Behramoğlu’na Sanat Emeği dergisi hakkında sorular yönelten Kemal Durmaz, bu derginin “70’li yılların sonlarına doğru kızışan
politik ortamın ve “yükselen faşizmin sıkıştırdığı” bir yerde “Sanat Emeği”ne mecbur kalındığını düşünüyorum” diyerek, bu derginin döneminin izlerini taşıdığını dile getirir.
Ataol Behramoğlu, 1984 ve 1989 yılları arasında zorunlu olarak bulunduğu yurtdışında, dergi çıkarma çalışmalarını da sürdürmüştür. 1986 yılı sonlarında yayımlanmaya başlayan Anka adlı dergiyi “benim kavgam, kişiliğim… Pek çok şeye karşı, ve pek çok şeyle birlikte” olarak tanımlayan Behramoğlu, bu dergi
ile “sağlam, modern, ilerici Türk yazınının bayrağını” Avrupa’da yükselteceğini vurgulamaktadır.
Behramoğlu, bu dergilerle yaşadığı coğrafyada gelişen ve değişen sosyopolitik anlayışa koşut olarak ilerleyen edebiyat anlayışını, fikir birliği ettiği, şiir anlayışı olarak yakınlık duyduğu kişilerle birlikte çıkarmıştır. Her dört dergi de, dönemlerinde açık ya da kapalı saldırılara uğramış , bazı çevrelerden ise olumlu tepkiler almıştır. Ancak, sonuçta edebiyatı özellikle şiiri yeni bir işlev ile ele alan Behramoğlu ve diğerleri, gerçekçi ve sosyalist olmayı şiirleri açısından temel değer olarak kabul etmişler ve mücadelelerini sürdürmüşlerdir.
SÜHEYLA DOĞRUDİL’den alıntılanmıştır.
Yorumlar